Ana sayfa Kıbrıs Kanatlı: “Vicdani Ret suç değildir, adil yargılanmadık!”

Kanatlı: “Vicdani Ret suç değildir, adil yargılanmadık!”

215
0
PAYLAŞ

GAKTV Özel – Oben KAYA

 

YKP Genel Sekreteri Murat KanatlıGAK TV’de Damla Dabis Özel’in ’ın hazırlayıp sunduğu ‘Sabah Kuşağı’ programına konuk olarak canlı yayında bugün saat 13.00’da gerçekleşecek Vicdani ret duruşması için soruları yanıtladı ve konuyu anlattı.

2Kanatlı “2009 yılında bize seferberlik belgesi geldiğinde, dedik ki, artık Annan Planları olmuş, kapılar açılmış, müzakereler başlamış, bu Kıbrıs sorunu artık savaşla çözülmeyeceği anlaşılmıştır, savaşa gidecekmişiz gibi hazırlık yapmanın bir manası yoktur. Seferberlik kime karşıdır diye sorduk, madem ki barış yapmaya karar verdik bu seferberliği kime karşı yapacağız diyerek, ben ve arkadaşlarım bu seferberliği reddettik ve bir vicdani ret süreci başlattık” dedi.

 

2010 yılında bize suçlu olduğumuz söylendi ve Haziran 2011’de de bize dava tebliğ edildi. Bizde bu suç olamaz, anayasamızda da belirttiği üzere bu ifade özgürlüğüne girmektedir ve AİHM’in de bu konuyla ilgili kararları vardır. Bize daha tebliğ edildikten bir ay sonra, Temmuz 2011’de de AİHM düşünce ve vicdan özgürlüğü kapsamında bir karar verdi.

Bunun üzerine biz, bu davanın Anayasa’ya aykırı olduğunu iddia ettik ve davanın Anayasa Mahkemesine görülmesini talep ettik. Askeri Mahkeme de talebimizi kabul edip, Aralık 2011’de davamızı Vicdani Ret kapsamında dosyayı Anayasa Mahkemesi devretti.

2014’te Anayasa Mahkemesi konuyla ilgili ilk kararını verdi. Vicdani Ret, Düşünce ve Vicdan Özgürlüğü kapsamında Anayasa’da bulunmakta ve Anayasa tarafından koruma altına alınmıştır. Fakat, aynı şekilde, Zorunlu Askerlik de  bir vatandaşlık görevi olarak Anayasa’da yerini aldığı için askerliğin vatandaşlık sorumluluklarından biri olduğunu belirtti. Bu sebeple de davayı reddetti.

Bahsi geçen kararda, AİHM konuyla ilgili verdiği kararlara dikkat çeken Anayasa Mahkemesi, AİHM, vicdani retçinin, düşünce ve vicdan özgürlüğü kapsamında, Vicdani Ret talebinde ısrar etmesi halinde yargılanması insan hakları ihlaline gireceği için, yasa koyucu organa konuyla ilgili düzenleme yapabileceği bilgisini verdi.

Bunun üzerine dava Askeri Mahkeme’ye geri gönderildi ve Askeri Mahkeme bize 500 TL ceza kesti. Akabinde, biz ortada bir suçun olmadığını, olmayan bir suç için de para cezası olamayacağını belirtip para cezasını ödemeyeceğimizi belirttik ve 10 günlük bir süreyle Askeri Hapishane’de mahkum edildik.

Tekrardan, adil yargılanmadığımıza dair bir dava açarak, konunun Anayasa Mahkemesi’ne devredilmesini talep ettik. Bu arada biz AİHM’e geri başvurularımızı yaptık. Talep üzere konuyu değerlendirmeye alan AİHM, Eylül ayı itibariyle Türkiye talep etti. Türkiye ise savunma talebini 19 Eylül’den 31 Ekim’e uzatma talebinde bulundu.

Bugün, 11 Ekim 2018 Perşembe saat 13:00 tekrardan dava mahkemenin önüne getirilecek.

Herhangi bir duruşma olmayacak çünkü davalı tarafı olarak söyleyeceğimiz her şeyi 2011 yılı boyunca yapılan duruşmalarda söyledik, Mahkeme vereceği kararı verirdi. Görüşülecek herhangi başlık kalmadı. Artık konuyla ilgili nihai karar bildirimi yapılacak. Ortada bir suç yok. Bir suç işlemedik. Fakat bahsedilen fiilleri işledik denilecek.

Davanın kitlendiği nokta, Anayasa Mahkemesi yasa koyucunun konuyla ilgili bir karar vermesi ve düzenleme yapması gerekmektedir. Bunun üzerine Yasama ve Yürütme konuyu gündemine alıyor. Vicdani Ret’din suç olmadığını ve konuyla ilgili düzenleme yapacağını belirtiyor. Fakat, Başsavcılık bu davalarla ilgili ilerletme üzerinde ısrar ediyor. Beklenti şudur ki, Başsavcılık bu davaları kapatmasına gerek yoktur, fakat geri çekebilir. Hükümet’e bir süre tanısın, ve yapılacak yasal düzenlemeler üstünden davaları geri gündemine alıp bir karara varması olacaktır.

Son olarak, bugün saat 13:00’te yapılacak olan davadan umutluyuz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here